Yıldırım'dan çok kritik yerel seçimler itirafı!

Binali Yıldırım; yerel seçimlerin referanduma dönüştüğünü belirterek, “Adaylar konuşulsaydı, çok daha farklı bir sonuç doğurabilirdi" dedi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Binali Yıldırım; 31 Mart yerel seçimlerinin referanduma dönüştüğünü belirterek, “Adaylar konuşulsaydı, adayları mukayese etme imkanı olsaydı çok daha farklı bir sonuç doğurabilirdi" dedi.

“Adaylar konuşulsaydı, çok daha farklı bir sonuç doğurabilirdi"

Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre; Yıldırım 7 Ocak’ta yaptığı açıklamada, “Yerel seçime gidiyoruz, genel seçimlere değil’ demiştiniz. Seçimlerin yerel seçim havasında kalmasını istediniz. 2-3 aylık süreçte meydanlarda, TV’lerde siyasi liderlerin söylemlerinde bu isteğiniz gerçekleşmedi. Bu durum sizin mi, yoksa rakibiniz Ekrem İmamoğlu’nun lehine mi oldu?" sorusunu şu ifadelerle cevapladı:

"Bu şekilde değerlendirme yapmak doğru değil. Bunu pazar günü göreceğiz. Ben her şeye rağmen İstanbul yerelini ön plana çıkarmaya gayret ettim. Tüm toplantılarımda, medyada hep İstanbul'u ön plana çıkardım. Genel siyasetten anlamadığımdan değil ben bu ülkede bakanlık, başbakanlık yaptım. Bunun bir faydası olmadığına inanıyorum, hâlâ da aynı görüşteyim. 31 Mart referanduma dönüştü. Adaylar konuşulsaydı, adayları mukayese etme imkanı olsaydı çok daha farklı bir sonuç doğurabilirdi."

“HDP bölücü terör örgütü ile arasına mesafe koyamadı”

"Hep şunu söyledik; biz bir genel seçime gitmiyoruz. İstanbul'un seçimini yapıyoruz. Siyasi görüşü ne olursa olsun, hangi partiye gönül verirse versin, İstanbul'un geleceği için, evlatlarımızın geleceği için herkesten destek istiyoruz. Buna HDP'ye oy verenler de dahil. Benim dediğim şu: HDP aday göstermediğine göre, HDP'lileri bağlayacak bir şey yok. Pekala beni destekleyebilirler. Geçmişte de bugün de AK Parti HDP'yle birlikte bölgeden Kürt vatandaşlarımızdan en fazla destek alan partidir. Bu yüzden ben HDP'nin Kürtlerin oylarını pazara çıkarmasının çok dürüst bir iş olmadığını düşünüyorum. Pazarlık yapılmasının siyaseten de etik olmadığını düşünüyorum. HDP ile Kürtleri birbirinden ayırmak lazım. HDP bölücü terör örgütü ile arasına mesafeyi bugüne kadar koyamadı."

“Sandığa gidilmeli”

"Seçime katılım oranının düşeceğini tahmin etmiyorum. Böyle bir iddiada olanlar var, sandığa gidiş düşük olacak diye. Ama bizim insanımız seçimleri önemser. Batı'daki veya otokratik ülkelerdeki gibi değil. Sandığın gücüne güvenir Türk insanı. Sandığa gidecektir. Bu aynı zamanda bir çağrı. Sandığa gidilmeli. İstanbul'un geleceği, bu şehirde yaşayan ve oy kullanan 10.5 milyon hemşerimizi ilgilendiriyor. Dolayısıyla "Söyleyecek sözüm var" diyen herkes sandığa gitmeli diye düşünüyorum. Genel seçim değil bu, şehrimizle ilgili seçimimiz."