Nilgün Bodur, özür dilemek yerine atar yaptı!

"Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim" adlı kitabında yaptığı intihalle alay konusu olan Nilgün Bodur, açıklama yaptı.

Nilgün Bodur’un “Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim” adıyla çıkardığı kitaptaki intihal, sosyal medyada alay konusu olmuştu. İkinci Dünya Savaşı’nda toplama kamplarında öldürülmüş olan Anne Frank’tan alıntı yaparak kaynak göstermediği iddia edilen Nilgün Bodur, açıklama yaptı.

“Editörüm o cümleyi seçmiş”

İntihal suçlamalarına sosyal medya hesabından cevap veren Bodur, anonim olduğunu sandığı bir sözü uzun bir yazının içinde kullandığını, başlık olarak editörünün o cümleyi seçtiğini, tüm başlıkların altında isminin ve kitabının isminin yazdığını, bunun o sözün kendisine ait olduğunu ifade etmediğini belirtti.

“Kitabım, 150 bin adet basılıp, satıldı”

Hakkında çıkan intihal iddiaları üzerine bir açıklama yapmak istediğini ifade eden yazar, 250 sayfalık kitabının kendini iyileştirmek için yazdığı denemelerin bir araya toplanmış hali olduğunu, Türk edebiyatına katkıda bulunmak gibi bir niyetinin hiç olmadığını, o satırların okurlarına da iyi geldiği için kitabının 150 bin adet basılıp satıldığını söyledi.

“Bazen iyileşmek için iyileştirmek gerekiyor”

Nilgün Bodur, kitabını okuyan herkesin hayatının değiştiğini söylediğini, kendisinin de o zaman iyileştiğini, bazen iyileşmek için iyileştirmek gerektiğini, kitabının aforizmalarla, atasözleri ve deyimlerle bezeli olduğunu, kimisinin diline pelesenk olmuş sözler ve konuşurken de kullandığı cümleler olduğunu, bir gün kendisinin de cümlelerinin kullanılması durumunda çok sevineceğini belirtti.

Anonim olduğunu sandığı bir sözü uzun bir yazının içinde kullandığını ve başlık olarak editörünün o cümleyi seçtiğini, tüm başlıkların altında isminin ve kitabın isminin yazdığını vurgulayan Nilgün Bodur, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu cümle bana aittirin açıklaması değildir altında bulunan imza”

“Yani bu cümle bana aittirin açıklaması değildir altında bulunan imza. Cümle uzun bir yazının içinde geçmektedir. ‘Ayağını yorganına göre uzat’ konulu bir yazı yazabilirim. Çünkü ben roman yazmıyorum. Deneme türlerinde ve biraz da kişisel gelişimle ilgili konularda geçmişten gelen ve beynimize kodlanmış cümleler kullanılabiliyor ve her cümlenin kaynağını bilemiyorum.

“Beni ailem ve sevdiklerim takdir etsin”

Bazen siz beni kendi yazılarımda etiketliyorsunuz ve ben yazdıklarımı bile unutmuş olduğumu anlıyorum zaman içerisinde. Kitabı okuyanlar bilir ki intihal edildiği söylenen cümleyi referans göstererek yazdığım uzun bir yazım var. Tüm kişisel gelişim kitapları böyle referanslarla bezeli. Benim dikkatimi çeken kitabımın çıktığı ilk günden beri süren karalama kampanyaları. Kitabımın satması birilerini çok rahatsız etti. Beni ailem ve sevdiklerim takdir etsin.

“Kahramanlık yapanların onayına ihtiyacım yok”

Twitter’da klavye arkasında kahramanlık yapanların onayına ihtiyacım yok. 250 sayfa o kitap ve benim hikayem ve ben hikayemi yaşadığım şekliyle yazdım. Kitabımı tuvalet kâğıdıyla bir tutan kötü kalpleri Allah’a havale etmişim ben. İntihal ile suçlayanları mı etmeyeceğim. Kimse uğraşmasın, yorulmasın. Ben bütün hatalarımı düzeltmek için yaşayan biriyim. Hala kendimle savaşım. Kimsenin hatasını göremiyorum bu sebeple. Benim hatalarımı bulmak için çabalayan yüzlerce boş insana da teşekkür ederim. Bu sayede daha iyi bir insan olma şansım var ama ne yazık ki sizin öyle bir şansınız yok.”