Konkordato ilan edecek vatandaş ne yapmalı?

Yeni düzenleme ile artık vatandaş da konkordato ilan edebiliyor. Peki hangi tür borçlular bu haktan yararlanıyor? Bu düzenleme yararlı mı zarar mı?

Yasada, vatandaşın da konkordato ilan etmesi yönünde değişiklik yapılması hukukçular arasında tartışmalara neden oldu. Bu düzenleme ile bankadan çekilen özel kredi, gayrimenkul kredisi ve araba borçları olan kişilerin de konkordato ilan edebilmesini yani kefiller ve üçüncü kişileri korumaya alacak bu düzenlemenin suistimal edileceğinden kaygı duyan uzmanları tedirgin etti.

Vatandaş konkordato ilan etmeye başladı

Ödeme güçlüğü çeken çok sayıda firma konkordato ilan ederken, vatandaşların da bu haktan yararlanacağı iddia edilirken, Türkiye’nin farklı bölgelerinden şahsi konkordato ilanları gelmeye başladı.

Tacir olmayan kişiler de konkordato ilan edebilecek

Dünya Gazetesi’nin haberine göre, konuyla ilgili açıklama yapan Güncel Group Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Sezer, 28 Şubat 2018'de 7101 sayılı Kanun’un 13. maddesi hükmü ile getirilen değişiklik sonucu tacir olmayan kişilerin de konkordato ilan edebileceğini söyledi.

Yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi ilgilenecek

Borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir vatandaşın vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceğini kaydeden Sezer, bunun için yetkili ve görevli mahkemenin iflasa tabi olan borçlu için merkezinin bulunduğu yer, iflasa tabi olmayan borçlular için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu söyledi.

“Herkes konkordato ilan edebilmektedir”

Sezer, "Yeni düzenleme ile tacir olmayan gerçek kişiler ikametgahlarının bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne müracaat ederek konkordato talep edebilmektedirler. Aslında hiçbir şarta ve ön koşula bağlı olmaksızın dileyen herkes konkordato ilan edebilmektedir. Burada hiçbir kısıtlama yapılmaması nedeniyle bu kapsamdan devlet memurları da faydalanabilmektedir” dedi.

“Alacaklının da konkordato hakkı bulunuyor”

Yasal düzenlemede boşluklar olduğuna dikkati çeken Sezer, bunların uygulama ile netleşip yargı içtihatları ile kesinlik kazanacağını, alacaklının da konkordato hakkı bulunduğuna dikkat çekti.

“Düzenleme her yönüyle yanlış ve bir o kadar da tehlikeli”

Konuyla ilgili açıklama yapan bir başka isim olan Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu da gerçek kişiler için konkordatonun çok tehlikeli olduğunu, vatandaşın konkordato ilan etmesi yönündeki yasal düzenleme her yönüyle yanlış ve bir o kadar da tehlikeli olduğunu söyledi.

“Gerçek kişileri kapsamaması gerekiyor”

Saygılıoğlu, konkordato, “borçlunun alacaklılarıyla borcunu belli bir vade ve tutar üzerinden ödemek üzere anlaşma sağlaması ve söz konusu anlaşmanın mahkeme tarafından onaylanması” işlemi olarak tamamen ticari bir müessese niteliğinde olduğunu, dolayısıyla gerçek kişileri kapsamaması gerektiğini, gerçek veya tüzel kişilerin ayağını yorganına göre uzatmamalarının cezasını dürüst insanlara ödetmenin yanlış olduğunu, serbest piyasa kuralları çalıştığına ve hukuk kurumları da olduğuna göre böyle bir çarpık düzenlemeye gidilmesinin çok sıkıntılı olduğunu, daha da önemlisi “bulaşma etkisi” ile gerçek kişilerin de borçlarını ödememe yoluna gitmesinin söz konusu olabileceğini belirtti.

Düzenleme hangi borçluları kapsıyor?

PwC Türkiye Vergi ve Hukuk Hizmetleri Lideri Zeki Gündüz ise yasadaki bu değişikliğin çok sayıda kişiyi kapsayacağını, bu düzenleme ile bankadan çekilen özel kredi, gayrimenkul, araba borcu gibi nedenlerle doğrudan tacir olmayan borçlu durumundaki kişilerin de konkordato kapsamına alındığını, yerinde bir düzenleme olduğunu, çok sayıda kişiyi ilgilendiriyor olduğundan yaygın bir kullanıma dönüşmesi durumunda sürecin çok uzayabileceğini söyledi.