Esra Albayrak, babasının duygusal mektubunu ilk kez paylaştı

Esra Albayrak, babası Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın cezaevinden kendisine yazdığı mektubu ilk kez okudu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kızı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın eşi Esra Albayrak, babasının cezaevinden kendisine yazdığı mektubu okudu.

İmam Hatipli olmak sorumluluk gerektirir

İmam Hatipli gençlere seslenen Albayrak, bu sene mezun olan 350 kişinin çok şanslı olduğunu, Türkiye'nin siyasi hayatından en çok etkilenen okullardan birisinden mezun olduklarını, bu etkiye rağmen okulun geleneğini hiç bozmadığını, başarısını sürdürdüğünü, burada değerli insanların yetiştiğini, bunun farkında olunmasını istediğini, İmam Hatip Lisesi mezunu olmanın önemli bir sorumluluk olduğunu, bu okullarda okuyan öğrencilerin geniş bir ufukla Türkiye'ye ve dünyaya bakması gerektiğini söyledi.

Lise ikide başörtüsü için direnmiş

Esra Albayrak, 28 Şubat sürecinde lise ikinci sınıfta olduğunu, o dönem zorunlu olan Milli Güvenlik derslerine başörtülü olarak girmelerinin yasaklandığını, bir sene boyunca arkadaşlarıyla yasağa karşı ciddi bir şekilde direndiklerini, bunun dillere destan bir direniş olduğunu, 10 tane 10. sınıfın olduğu bir okulda tek direnen sınıf olarak seneyi tamamladıklarını belirtti.

Erdoğan’ın yazdığı mektubu paylaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Pınarhisar Cezaevi'nde bulunduğu yıllarda babasına yazdığı mektubu da ilk kez burada okuyan Esra Albayrak, cevap olarak yazılan mektubun ise hayatında hep ön açıcı ve hep yön verici olduğunu dile getirdi.

Albayrak, "Kendi şahsımda hepimize ülkenin geleceğine yazıldığına inandığım için paylaşma vaktinin de geldiğine inanıyorum. Benim için taşıması zor bir emanet, sizleri kardeşim bildiğim için müsaadenizle okumak istiyorum" sözleri ile babasının kendisine yazdığı mektubu paylaştı:

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kızı Esra Albayrak'a o yıllarda yazdığı mektup da şu ifadeler yer alıyor:

"Özüm, sözüm, umudum, canım kızım benim. Duyguların duygumdur. Hissiyatın tercümanımdır çıkışımda, hüznün hüznümdür. Sevgili kızım, günlerin kötüsü olmaz, günlere olumsuzlukları yükleyenler olur, tabii ki bunun aksi de mümkün. Zamana çirkinlikleri veya güzellikleri yükleyenler bizleriz. İşte zararda veya karda olanlar, zamanı kirletenler veya temiz tutanlar değil mi? Canım kızım umudum, amacı büyük olanların hisleri hiçbir zaman bulanık olmamalı. Biliyoruz ki bu yolun sıkıntılı anları var, sıkıntılı veya bulanık anları hislerimizin olgunluğu ile aşacağız. Nefsinizle bir savaş veriyorsunuz, Başaracağınıza Allah'ın izniyle inancım sonsuz.


Kızım sizin gayretiniz, aşkınız, sevdanız hep ne için? Sizin ne içininiz var ya kızım, bunun için sabır, anlam yüklü sabır. Özüm, canım, sen yine net olmalısın, sen yine ilkeli olmalısın. Aydınlığın önünde, karanlığın olduğunu unutma. Sabrın sonu selamettir. Her olanda bir hayır vardır, ibret alın yeter. Bu olaylar sizleri de bizleri de eğitiyor, yetişiyorum. Var ya 'yandım, piştim, oldum' Hayrın da şerrin de olgunluk noktası vardır. Hayrın olgunluk noktası olduktan sonra şer, şerrin olgunluk noktasına ulaştıktan sonra hayır başlar. İnşallah yakındır, seviyorum sizleri."