Eski üst düzey MİT'çi'den bomba FETÖ açıklamaları

FETÖ elebaşı Fethullah Gülen ve Rahip Brunson'un olası bir takasını değerlendiren eski MİT Müsteşar Yardımcısı Öneş, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

FETÖ ve PKK’ya yardım ve yataklık ettiği gerekçesi ile yargılanan Rahip Brunson’un tutukluluğu ev hapsine çevrilince ABD ile kriz yaşanmıştı. Bu olay sonrası FETÖ elebaşı Fethullah Gülen ve Rahip Brunson’un takası gündeme gelmişti.

Fakat ABD yönetimi saldırgan tutumu bu ihtimali rafa kaldırdı. Peki işler krizi noktasında gelmeseydi böyle bir takastan bahsedebilir miydik?

Milliyet Gazetesi yazarı Tunca Bengin, konuya ilişkin görüşlerini aldığı eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş’in açıklamalarını köşesine taşıdı.

Gülen’le Brunson’u karşılaştırmak büyük bir hata

Bengin’e konuşan Öneş, Gülen’le rahibi karşılaştırmanın büyük hata olduğunu, ortada 15 Temmuz gerçeği olduğunu, ABD’nin Türkiye’ye bir darbe yaptırtmak istemiş ve bunun manevi lideri olarak Gülen’in gözüktüğünü, Gülen’in FETÖ’yle ABD ilişkilerini ortaya koyabilecek, bu darbe gerçeğini ortaya çıkaracak bilgilere sahip olduğunu, bu konunun sadece Türkiye’yi değil, tüm dünya ülkelerini ilgilendiren bir konu olduğunu, Rahip Brunson’un papaz olma dışında başka bir önemi olmadığını, zaten takasın söz konusu olmayacağını Türkiye’nin de iyi bildiğini söyledi.

Artık belgeye ihtiyaç yok

“Gülen’le ilgili artık yeni bir belge çıkmasına gerek var mı?” sorusunu soran Öneş, Gülen’in ne olduğunu, 15 Temmuz’un ne olduğu Türkiye’nin bildiğini ABD’nin herkesten daha iyi bildiğini, hiçbir şekilde yeni bir belgeye ihtiyaç olmadığını, bu olayın hukuki değil siyasi olduğunu, siyasi çıkarlar doğrultusunda şekillenecek bir olay olduğunu belirtti.

FETÖ’nün CIA bağlantısının deşifre olması ABD’yi sıkıntıya sokar

Öneş, ABD’nin siyaseten ve kurumsal olarak CIA’nın bağlantılarının niteliği bunun deşifre olması mahkeme önünde kanıtlanması ABD açısından sıkıntı yaratacağını, düşünce bazında herkesin FETÖ’nün CIA bağlantılı olduğunu bildiğini, darbenin ABD kontrolündeki FETÖ tarafından yapıldığını bildiğini ama mahkemece kanılanmış somut bir durum olmadığını söyledi.

Gülen’i iade etmeme sebepleri ne?

“Gülen’in veya çok yakınından, etkili şahıslardan bir kaçının Türkiye’ye iade edildiğini ve yargılandığını, bunlarında mahkemelerde çeşitli açıklamalar yaptığını düşünün” diyen Öneş, “O zaman mesele somutlaşacak ve bu hem Türkiye-ABD siyasi ilişkilerini etkileyecek, hem de ABD’ye karşı Türkiye toplumundaki psikolojik tepkinin derecesini yükseltecektir. Ayrıca FETÖ şu anda bile Türkiye, Balkanlar ve Afrika’da etkisi hala devam eden bir yapı. Dolayısıyla da Gülen’i iade ederek kendileri açısından bir güven zafiyeti yaratmak istemezler, istemiyorlar” dedi.

Öneş açıklamalarına şöyle devam etti:

Komplo teorilerine girdiğimiz zaman bunların hepsi gündeme gelebilir ama Gülen böylesine devasa bir örgütü organize etmiş senelerce kullanmış, 15 Temmuz gibi çok önemli tehdidi ortaya çıkarmış birisi. Bu onu kullanan ABD açısından çok önemli. Böylesine bir yapıda kullanılan örgüt liderinin ortadan kaldırılması da farklı yorumlara neden olur. O her zaman her şartta yapılacak bir olay değil. Onun sonuçlarına da yine servis ilişkileri, çalışmaları içinde bakarsak bir güven sorunu yaratır.

CIA adamını koruyamadı mı denilir?

Tabii, ilişki kurduğu meselede yarattığı sonuç o servisin Gülen benzeri veya farklı boyutlardaki çalışmalarında ihtiyaç duyduğu güveni de zedeler. O nedenle yok etmek istemez tabii ki. Ama böylesine olayların olmadığını da söyleyemeyiz...