Diplomatik kriz çıkaran askerin naaşı ortada kaldı!

Rus General Vasiliy Geyman'a ait olduğu iddia edilen daha sonra ise Polonya asıllı Yarbay Karl Karloviç Rjep'e ait olduğu ortaya çıkan naaş ortada kaldı.

Ardahan'da bir inşaat kazısı sırasında tabut içinde bulunan ve yıllar geçmesine rağmen çürümemiş olan asker cesedi ortada kaldı. İlk bulunduğunda Rus General Vasiliy Geyman'a ait olduğu iddia edilen fakat yapılan bilimsel araştırma sonrası Polonya asıllı Yarbay Karl Karloviç Rjepetski olduğu ortaya çıkan ceset 2017'de bulunmuştu. Generalin naaşına Rusya'dan da Polonya'dan da resmi bir talep gelmedi.

Diplomatik krize yol açmıştı

Ardahan'daki Karagöl Mahallesi'nde bir naaş kazısı sırasında bulunan ve üzerinden haç işareti çıkan naaş, Kars Müzesi'ne götürülmüştü. Genelin naaşı için hala bir adım atan olmadı. Türkiye ile Rusya ve Polonya arasında diplomatik krize de yol açan naaşın ne olacağı merak konusu.

Kimse sahip çıkmadı

Mezarın ortaya çıktığı yerin sahibi olan Nurbay Yılmaz, Rus General'e kimsenin sahip çıkmadığını ve bugüne kadar yapılan yazışmalardan sonuç alamadığını söyledi.

Ne Rusya ne de Polonya sahip çıkmadı

Yılmaz, bugüne kadar bütün birimlere dilekçe vermesine rağmen hiçbir birimden olumlu yanıt alamadığını, ne Rusya'nın sahip çıktığını ne de Polonya'nın sahip çıktığını, şu anlık sadece Türkiye'nin sahip çıktığını, yaklaşık bir yıldır bu naaşın Kars Müzesi'nde depoda bekletildiğini, hiçbir ülkenin tam manasıyla sahip çıkmadığını, naaşın bulunduğu alanı da definecilerin tarumar ettiğini, kışın burada köpekler yuva yaptığını, bir generalin mezarında köpeklerin barındırılmasının doğru olmayacağın ifade etti.

Nasıl bir anlaşma?

Yılmaz, "Bu nasıl bir Rusya, nasıl bir ülke ve nasıl bir anlaşma? Yani bir ülke generaline sahip çıkmıyor ise o ülkede hiçbir şey yoktur demektir" dedi.

İnşaat durduruldu

25 Nisan 2017 yılında inşaat kazısına başladığını ifade eden Yılmaz, inşaat kazısı esnasında Rus General'in naaşının çıktığını, Rus General'in naaşının burada çıkmasıyla inşaat kazısı durdurulduğunu, İçişleri Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı tarafından buraya el koyulduğunu, o günden bugüne aradan bir yıl geçti ve bu süre içerisinde hiçbir kurumun burayla ilgilenmediğini, burayla ilgili henüz bir karar verilemediğini, burasının bir yerleşim alanı ve çevresinde binalar olduğunu belirtti.

“Bizim yerimizi bize bıraksınlar”

Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: "Yağmur yağması sonucu zamanla toprak kayması meydana geliyor ve çevredeki binaların temellerine ve inşaat alanının yanından geçen yola da zarar veriyor. Toprak kayması sonucu etraftaki istinat duvarları da yıkılmış ve ilerleyen günlerde burada meydana gelecek bir tehlike ve riskten dolayı da yetkilileri suçlayacağım ve bunun sorumluluğunu da kabul etmiyorum. Bir an önce burayı alarak kamulaştırsınlar ya da bizim yerimizi bize bıraksınlar ve biz işimizi yapalım."