ABD'ye Osmanlı tokadını vurmak istiyorsak...

Türkiye, ABD'ye karşı gösterdiği direnişten nasıl karlı çıkabilir? Kemal Öztürk, ekonomik savaşı köşesine taşıdı.

ABD’nin Türkiye karşı açtığı ekonomik savaş sonrası herkes tarafını seçmeye başladı. İlk olarak Rusya ve İran, ardına Almanya Türkiye’ye desteğini açıkladı. Türkiye de bugün ABD ürünlerine ek verdi koyarak yaptırıma misliyle karşılık verdi. Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk bu gelişmeleri köşesine taşıdı.

Güçlü bir ekonomik sistem

Öztürk, Amerika’yı perişan edecek şeyin, onun güçlü olduğu bir alanda ondan daha iyi bir şey yapmak olduğunu, Türkiye’nin iki alanda daha iyisi, daha kuvvetli olması durumunda ve yeni şeyler yapması durumunda ABD’ye hak ettiği cevabı vereceğini, bunlardan birincisinin daha adil ve güçlü bir ekonomik sistem, diğerinin ise daha güçlü teknoloji olduğunu belirtti.

Alternatifler üretilmeli

Şu ana kadar ABD'ye vurulan en büyük tokadın insansız hava araçları olduğunu belirten Öztürk, teknolojinin politik şantaj ve cezalandırma aracı olarak kullandığını, herkesi; Google, Facebook, Youtube, Twitter, İnstagram gibi sistemlerin bağımlısı haline getirip, adeta köleleştirdiklerini, bu şirketlerin hem para kazanıp dünyanın en zengin markaları olduğunu, hem de dünyada tekelleştirildiğini ifade etti.

Veri madenciliği

Yazar, ABD’nin bu şirketler aracılığı ile artık yeni petrol olarak görülen veri madenciliğinin de merkezi olduğunu, bu maden aynı zamanda askeri, ekonomik ve sosyal alanda ‘hammadde’ olarak kullanıldığını, Türkiye’nin bu çarkı kırması gerektiğini, kendi teknolojisini, alternatif alanlarını açması gerektiğini, bunun da ABD’ye vurulacak en büyük tokatlardan biri olacağını, her iki konu da bugünden yarına kısa sürede olacak şeyler olmadığını, kendine özel bir ekosistemi olduğunu, en başta da eğitimin geldiğini söyledi.

İki alanda susturmak şart

Öztürk, “Bayrak yakalım, slogan atalım, küfredelim, boykot yapalım tamam. Lakin Osmanlı tokadı gibi sarsmak istiyorsak ABD’yi, bu iki alanda ondan daha iyisi olmamız şart” ifadelerini kullandı.