Suriyeli sanatçı barış içinde şarkılarını söylemeyi hayal ediyor

Ermeni asıllı Suriyeli sanatçı Lena Chamamyan, Suriye'de insanların barış içinde şarkılar söyleyeceği, dans edeceği bir turneye çıkmayı hayal ettiğini söyledi.

Chamamyan, "Yeniden Suriye'ye dönmeyi ve savaş sona erdiğinde, insanlar tiyatroya gidip gösteri izlediğinde, şarkı söyleyip, dans edip, ağlayıp, mutlu olduğunda bir turne yapmayı istiyorum." dedi.

Ermeni asıllı Suriyeli şarkıcı Lena Chamamyan, Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde verdiği konser sonrası yaptığı açıklamada, tanıtımına İstanbul'dan başladığı yeni albümünü ve Suriye'de devam eden savaşa ilişkin düşüncelerini anlattı.

"İLK ŞARKIM SURİYELİLERİN HİKAYESİ"

Suriyeli olup, Suriye'deki savaştan kendini dışlamanın mümkün olmadığını dile getiren Chamamyan, ilk şarkısı 'Marsa Zaman'ın, Göksel Baktagir'in 'Mümkün mü' isimli şarkısı olduğunu söyledi. Şarkının sözlernin limanla deniz arasındaki aşkı anlattığını aktaran Chamamyan, "Bir kasırga geliyor ve aralarında bir savaş başlıyor. İnsanlar denizin yanına gelip ona sarılmak istiyor. Fakat su hepsini yutuyor. Bu hikaye aslında Suriyelilerin ve hatta herkesin hikayesi." diye ekledi.

"SURİYE'NİN TÜM ŞEHİRLERİNDE KONSER VERMEK BENİM DUAM"

Paris'te yaşayan genç sanatçı, zaman zaman Suriye'ye gittiğini aktararak, "Ben Suriye'de konser verdiğimde her şehrinde konser vermek istiyorum. Fakat şu anki durum nedeniyle, Halep, Humus, Rakka ve Palmira gibi yerlerde konser veremiyorum. Sadece Şam'da konser vermek istemiyorum. Yeniden Suriye'ye dönmeyi ve savaş sona erdiğinde, insanlar tiyatroya daha rahat bir şekilde gidip gösteri izlediğinde, şarkı söyleyip, dans edip, ağlayıp, mutlu olduğunda bir turne yapmayı istiyorum. Umarım savaş en kısa zamanda sona erer ve Suriye'nin tüm şehirlerinde bunu yapabilirim. Bu benim duam. Sadece umut etmiyorum, diliyorum. Savaşın en kısa zamanda sona ermesini diliyorum. Çünkü barışa ihtiyacımız var." dedi.

"ANADOLU MÜZİĞİ İLE BÜYÜDÜM"

Lena Chamamyan, bir sanatçının kendine ve kültürüne özgü tınılara yer vermeden yurt dışında yer edinmesinin zor olduğunu da dile getirerek, şöyle devam etti: "Ben Türk müziğiyle büyüdüm. (İbrahim) Tatlıses ve Ermeni-Türk ud sanatçısı Hrant'ı (Kenkülyan) dinliyordum. Anne tarafımdan Suriye müziğini alsam da aslında Mardin'in müziğiydi. Daha çok Anadolu müziğiydi. Bir gün buraya geleceğimi hiç düşünmemiştim. Tek düşündüğüm şarkı söylemekti. Dışarı çıkıp konserler vermeyi hiç planlamamıştım."

AA