Reina saldırganının eşi tutuklandı

DEAŞ tarafından kaçırılan oğlunun bulunması için Türk yargısından yardım isteyen Zarina Nurullayeva, tutuklanarak 1 buçuk yaşındaki kızı ile birlikte cezaevine konuldu.

Ortaköy’de bir gece kulübüne düzenlenen saldırıya ilişkin soruşturmada tutuklanan, terörist Abdulkadir Masharipov’un eşi Zarina Nurullayeva ifadesinde, DEAŞ tarafından kaçırılan oğlunun bulunması için Türk yargısından yardım istedi. Eşinin Pakistan’da DEAŞ’a biat ettiğini söyleyen Nurullayeva, “Eşim DEAŞ’a katılmak üzere Suriye’ye gitmemiz gerektiğini söylemişti” dedi.

Yılbaşı gecesi Ortaköy’deki bir gece kulübüne düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen aralarında saldırgan Abdulkadir Masharipov’un eşi Zarina Nurullayeva’nın da bulunduğu 11 şüphelinin sorgusu sona erdi.

İstanbul 6’ıncı Sulh Ceza Hakimliği, 11 şüphelinin “örgüt üyeliği” ve “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, 2 şüphelinin ise ayrıca “kasten adam öldürmeye yardım” suçlarından tutuklanmasına karar verdi. Tutuklanan isimler arasında yer alan Zarina Nurullayeva 1 buçuk yaşındaki kızıyla birlikte cezaevine gönderildi.

Şüpheli Nurullayeva, hakimlik sorgusunda eşinin yaptığı saldırıdan gözaltına alınınca haberi olduğunu söyledi. DEAŞ militanları tarafından oğlunun nasıl kaçırıldığını da anlatan Nurulleyava ifadesinde, “Bana söylenen suçlamaların çoğu yalandır. 20 gün kaldığım dairede DEAŞ ile ilgili bir mevzu açılmadı ve onlarında DEAŞ örgütü üyesi olduklarına ilişkin bir bilgim yoktur. Ben Türkiye’ye geleli 1 yıl oldu. Eşim Abdulkadir Masharipov ile birlikte İran’dan Türkiye’ye kaçak yollardan geldik. Bir bayana ‘Burada kalırsanız zarar görürsünüz’ şeklinde bir söz söylemedim” dedi.

“OĞLUMU EŞİMİN BİLGİSİ DAHİLİNDE İRAN’A GÖTÜRECEKLERİNİ SÖYLEDİLER"

Olaydan sonra eşimin arkadaşlarının kendisini başka bir yere götürdüğünü belirten şüpheli Nurullayeva, “ Kocam olaydan 3 gün önce evden çıktı ve bu olaylar meydana geldi. Ne yaptığına dair bir bilgim yoktur. Eşim bilgisayarla meşguldü. Olaydan sonra beni bir daireden başka bir daireye götürürlerken eşimi sorduğumda, eşimin arkadaşı bana ‘Çok şey sorma’ dedi. Biz gözaltına alınmadan önce iki kişi gelip çocuğun üstünü giydirmemi ve İran’a götüreceklerini ve eşimin bundan haberi olduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.

“EŞİM PAKİSTAN’DA DEAŞ’ A BİAT ETTİĞİNİ SÖYLEDİ”

Şüpheli Nurullayeva, kocasının Pakistan’da DEAŞ’a biat ettiğini anlatarak, “Eşim olaydan 3-4 gün önce evden çıktı ve bir daha kendisiyle görüşmedim. Eşim bana Pakistan’da DEAŞ’a biat ettiğini söylemişti. Eşime ‘Burada DEAŞ yok, sen kime biat verdin?’ diye sordum. Bana ‘Burada temsilcisi var ona biat ettim’ dedi. Ancak DEAŞ’a katılmak üzere Suriye’ye gitmemiz gerektiğini söyledi. Kocam biat etmeden önce ben kendi kendime karar vermiştim. Türkiye’ye gitmek hususunda annemle konuştum. Eğer Türkiye’ye gidersem annem de gelecekti. Bizim yaşadığımızı bölgede savaş vardı. Bundan dolayı Türkiye’de kalmak için karar almıştım. Eşime ‘Ben senle Suriye’ye gelmem’ dedim” diye konuştu.

“KOCAMIN YASINI TUTMAMI SÖYLEDİLER”

Saldırıdan sonra bir evden başka bir eve nakledildiğini ve nakil işlemini yapan kişilerin kendisine ‘kocanın yasını tut’ dediklerini belirten şüpheli Nurullayeva, “Ancak daha sonra gelerek ‘Yas tutmana gerek yok, eşin ölmemiş’ dedi. Bunu söyleyenin yüzünü görmedim. ‘Ne oldu, kocam nereye gitti neden şehit oldu’ dedim. O da aban ‘Eşin büyük işler yaptı’ dedi. Polisler bizi alan kadar haberim yoktu. Gözaltına alındığımda eşimin Reina saldırısının gerçekleştirdiğini öğrendim. O ana kadar haberim yoktu” dedi.

“OĞLUMU BULMAMA YARDIM EDİN”

Şüpheli Nurullayeva cep telefonu kullanmadığını söylerek, “Benim telefonum yoktur. Bulunduğum yerde bir bayan şahsın telefonu vardı. O bayanda ‘Kocana söyler misin kocamın nerede olduğunu biliyor mu?’diye sordum. Ancak o bayanın eşi ‘Oturun oturduğunuz yerde’ dedi. Oğlumu bulmama yardım edin. Benim bu işlerle hiçbir alakam yoktur. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Kocam da beni ter etti gitti, iki çocukla ortada kaldım” şeklinde ifade verdi.

Hürriyet