Muğla'da trilyon dolarlık hazine iddiası

Muğla Milas'ta bir emlakçı, Truva Krallığı'na ait 500 trilyon dolar değerinde hazine bulunduğunu iddia etti.

Muğla'nın Milas ilçesinde emlakçılık yapan Tuncer Rıfat Barın, Truva Krallığına ait 3 bin 200 yıl toprak altında kalmış 10 bin yıllık hazinenin bulunduğunu iddia etti.

Basın mensupların açıklama yapan Barın, hazinenin Palladion, Baphomet, Repteliyan ve diğer heykeller ile kraliyet altınları ile mücevherlerin bulunduğu, bir devletin bir kerede kazanabileceği en büyük hazine olduğunu ve 500 trilton ABD doları piyasa değerinde olduğunu ileri sürdü.

Barın, hazinenin öyküsünü kısaca anlatırken, E.B. adlı müşterisinin bilgi verdiğini ve daha sonra kendisinin de araştırdığını aktardı. Devasa bir hazinenin varlığından söz eden Barın, "Truva Savaşı İ.Ö. 1184 yılında olduysa buna 2016 yıl daha ilave ettiğimizde toprağa gömülme zamanı yaklaşık 3 bin 200 yıl öncedir. Birde içindeki müştemilatını kendi olmuşum mevcut yaşlarını da Truva Krallığı döneminden geldiğini de göz önüne alırsak yaklaşık 10 bin yıllı devirmiş bir hadise. Yani hazinenin bulunduğu çukurlardan bir çömlek parçası bile çıksa kendi başına kıymetliyken birde size hazinenin içinde bulunan anlatacaklarımı da hesaba katarsak bizim rakamımıza gelirsinizdir diye düşünüyoruz. Bu hazine mevcut kanunlarımıza göre; öyle git harcını yatır devletimizden 4 memur al onların nezaretinde kazı yaptır türünde bir iş değil." diye konuştu.

"MÜZEDE, DEPODA SAKLANACAK TÜRDEN BİR HAZİNE DEĞİL"

Emlakçı Barın, açıklamasında hazinenin büyüklüğüne vurgu yaparken, "Tümüyle devletimizi - milletimizi ve devlet büyüklerimizi ilgilendiren devasa güçte. Bizim basına çıkma nedenlerinin biri de buradan kendilerini bilgilendirmek. Çıkacak olan hazine öyle falanca müze müdürlüğünde veya yediemin deposuna konularak saklanacak türden değiller." dedi.

DÜNYA DIŞI ELEMENT İDDİASI

Konuşmasında sık sık basına çıkma nedeninin dev hazinenin ülkeye kazandırılmasını istemesi olarak açıklayan Barın, ilginç bir iddia ortaya atarak "Hazinenin en kısa sürede ülkemize ve dünya insanlığına mal olmasını istiyoruz. Sebebine gelince; yine bu hazinenin ünü ve parasal değerinden başka hazineden çıkacak olan bazı heykellerin içinde yüksek enerji saçan dünya dışı bir element yada bir cisim diye adlandırabileceğimiz nesnelerin oluşu." diye ekledi.

İLLUMUNATİ İZLERİ

Barın, hazinenin içinde 3' ü büyük ebatta 15 adet heykellerin içinde bulunan; bir tanesi Azazel veya Azazil olarak bilinen meleğin hatta Tapınak Şövalyelerini de kapsayan Baphomet' inde ilham kaynağı illumunati heykelinin aslı ile kendilerini Repteliyan soyundan geldiğini iddia eden insanların, atalarını tasvir eden 10 bin yıllık orijinal heykeller olduğunu söyledi.

Tuncer Rıfat Barın, açıklamasına şöyle devam etti: "Bu heykellerin içlerinde barındırdıkları özel bir enerji veya bir element yoksa dahi Truva tarihi Hz. Süleyman'ın tarihinden öncesine dayanıyor olması. Tapınak şövalyelerinin atası - kurucusu Hiram usta ve de Masonların kurucuları kendi sembollerini üretirken bir yererden esinlenmek mecburiyetindeydiler. Bence o dönemde Truva Krallığında bulunan bu heykelleri kendilerine referans ve örnek almış olmalılar ki günümüzde dahi hala bu sembollerin yakın versiyonlarıyla anılmaktadırlar. Dünyayı ekonomik açıdan ellerinde tutan bu kişilerin bir anlamda bu heykelleri kendi kutsalları ve de bundan böyle onları kendi içlerinde motivize edecek enerji kaynağı olarak kabul edildiğinde heykel başına 100 trilyon dolar onlar için sırf sahip olabilmek adına seve seve, kibarca ve kolaylıkla ödeyebilecekleri miktarlardır. Bu kadar parayı hemen vermeye razı olabilecek ülkelerin başında başta Amerika - İngiltere - Almanya gelecektir diye düşünüyorum. Ancak diğer yandan yancı devletler ise; Fransa - İtalya - Yunanistan ile İsrail, bir alt grupta ise Çin ile Rusya'yı düşünmeliyiz. Zaten ülkemizin bu konu hakkında deneyimi ve tecrübesi olmadığı için ve de hazine kasasına değerli varlıklar olarak envanterine işleyebilmesi içinde kendi bünyemizde oluşturduğumuz Değerlendirme ve Kıymet Taktir Komisyonu'nun bulunan hazine ile alakalı bilgi ve tecrübesi olmaması ve de ekonomimize katkısı için taraf olduğumuzdan dünya devletlerinin de ekspertiz raporlarını almak mecburiyetindeyiz."

Habertürk