Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yabancı yatırımcıya 'güvenli liman' çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı yatırımcıya "Türkiye güvenli limandır" diyerek çağrıda bulundu.

Yabancı yatırımcıları "Türkiye güvenli limandır" diyerek yatırama çağıran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Türkiye demokrasisinin yanında ekonomisiyle yerle yeksan olmasını bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattık" dedi. Büyüme müjdesini de veren Erdoğan, "Bu yılı beklentilerin üzerinde büyüme oranıyla tamamlayacağız" diye konuştu.

OHAL ile ilgili de konuşan Erdoğan, "OHAL'i bahane ederek Türkiye'nin önüne engel koymaya çalışanların gözünün yaşına bakmayacağız. OHAL'in çok da uzak olmayan bir gelecekte kalkması mümkündür" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOBB Kabul Salonu'nda, 15 Temmuz kapsamında, yabancı sermayeli yatırımcılar ile yapılan toplantıda konuştu. Türkiye'nin bu yılı beklentilerin üzerinde büyüme oranıyla tamamlayacağını söyleyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: Sizlerle daha önceki toplantıda geleceğimizin aydınlık olduğunu ifade etmiştim. 2013 yılını yüzde 8,5'luk bir büyüme ile kapatmıştık. 2015 yılında yaşadığımız iki genel seçime ve terör olaylarında tırmanışa karşılık yüzde 6.1'lik büyümeyle bu tezgahı kuranlara meydan okuduk.

2016'da yakın tarihimzin en ağır travması olan 15 Temmuz'a rağmen yüzde 2,9'luk bir büyüme elde ettik. Türkiye demokrasisinin yanında ekonomisiyle yerle yeksan olmasını bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattık.

2017'de oldukça iyi bir performans sergilediğimizi söyleyebiliriz. Bu yılı da beklentilerin üzerinde bir büyüme oranıyla tamamlayacağımıza inanıyorum. borsa İstanbul neredeyse her gün yeni rekorlar kırıyor. Merkez Bankası'nda döviz rezervimiz yeniden tırmanışa geçti. Turizmde kayıpları telafi ettiğimiz döneme giriyoruz. Hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Yatırımcı, girişimci ve özellikle de uluslararası sermayeyi kalkınmamızın temel unsurlarından biri olarak görüyor ve çok önem veriyoruz.

Uluslararası sermayeyi kurumsallaştırmak suretiyle senede bir kez biraraya gelmek inanıyorum ki, Türkiye ile uluslararası sermayenin daha da büyümesini ve güçlenmesini sağlayacaktır. Türkiye 1980'lerden beri özel sektöre dayalı büyüme modeliyle hareket eden bir ülkedir.

İŞADAMLARIMIZDAN RİCAMIZ...

İşadamlarımızdan ricamız yatırım için ihtiyaç duydukları konuda hiçbir aracıya itibar etmeden doğrudan ajansımıza gitmeleridir. Yurtdışı seyahatlerimizde ülkemizde yatırımı olan firmanın temsilcileriyle biraraya gelmeye gayret gösteriyorum. Tüm bu çabalar sayesinde 12,3 milyar dolarlık uluslararası yatırımla geçen seneyi kapatmıştık. Bu yılın ilk dört ayında 3.6 milyar performansla geçen yılın üzerine çıktık. Yatırımların geldiği alanların çeşitleniyor olması bilhassa imalat ve enerji sektöründeki artışlar önemlidir.

TÜRKİYE'Yİ ÇEVRESİNDEKİ ÜLKELER İLE KIYASLAMAYIN

Türkiye dünyanın en ciddi çatışma ve kriz bölgesinin tam ortasında yer almasına rağmen istikrar ve güven ortamının tehlikeye düşmesine asla izin vermemiş bir ülkedir. Bu Türkiye'nin en büyük gücüdür. Türkiye'yi lütfen çevresindeki ülkelerle kıyaslamayın, onlarla karıştırmayın, onlara benzetmeyin. Türkiye bu noktada çok farklı ve güçlü bir ülkedir.Böyle bir güce, potansiyele sahip olan Türkiye şu anda yeni arayışların içerisindedir. Üç dev olarak ifade ettiğim; tedarik, transit, tüketimde Türkiye bunların üçünü de yakalar duruma gelmiştir. Hem siyasi hem ekonomik hem insani olarak Türkiye'nin farkı bu vasfıdır.

HAMBURG YANIYORDU...

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi demokrasimiz ve özgürlüğümümüzle beraber ekonomimizi de hedef aldı. G-20 zirvesi için malum Hamburg'taydık. Hamburg yanıyordu, Hamburg her tarafta yıkılıyordu. Onbinlerce güvenlik görevlisi her tarafta görevdeydi. Türkiye'de biz de G-20 yaptık. Ama bizde en ufak gürültü, patırtı olmadı. Oradaki dostlarımız bize hep "Antalya başkaydı" dediler.

SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK DİYE BİR ŞEY YOK...

Basında sınırsız bir özgürlük söz konusu olamaz. Eğer medya kalkıp da ülkeyi karıştırmak, kendi içinde tahrik etmek için her türlü özgürlük alanını istismar ediyorsa, onlar için de yargı vardır. Yargı onlar için de çalışır. Dünyanın hiçbir yerinde sınırsız bir özgürlük söz konusu değildir. Aynı şeyi Batı, orada kendi içindeki özgürlük veya medya mensuplarına da yapmaktadır ve geçelim daha ileri, bizim oradaki STK temsilcilerimize neler yaptığını biliyoruz. Daha da ileri gidiyorum, bizim bakanlarımıza dahi orada konuşma imkanı vermeyecek kadar Batı engelleyicidir.

OHAL NE ZAMAN BİTECEK?

Düşünce özgürlüğünden korkuyorlar. Düşüncelerine güvenmedikleri için düşünce özgürlüğünden korkuyorlar. Biz rahatız, korkmuyoruz. İşte buyrun 25 gün yürüdüler. Kimin güvenliğinde yürüdüler? Hükümetimizin güvencesinde yürüdüler. Herhangi bir şey oldu mu? Vatandaşlarımız herhangi bir şey yaptı mı? Hala bu ülkede güvenlik yok diyemezsinzi. Şimdi OHAL'le uğraşıyorlar. Kusura bakmayın OHAL olmasaydı bu kadar rahat hareket edemezlerdi. OHAL'in sınırlarını Batı'nın çizdiği şekilde belirlemeyiz. Onu biz belirleriz. Milletimizin verdiği yetkiyle olağanüstü hali biz iş dünyası daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. OHAL ne zaman bitecek diye soruyorlar. Bu iş tamamen bittiği zaman bitecek. Olağanüstü hali bahane ederek Türkiye'nin büyümesinin, gelişmesinin, ilerlemesinin önüne takoz koyan hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Terörle mücadelemizdeki ihtiyaç ortadan kalktığında bu uygulamayı elbette sona erdireceğiz. FETÖ davaları yavaş yavaş şekillenmeye başladı. PKK ile mücadelede de önemli bir mesafe aldık. Dolayısıyla her ne kadar çok sınırlı bir alanda uyguluyor olsak da olağanüstü halin çok da uzak olmayan bir gelecekte kalkması mümkündür.

'BANA BİLDİRİN BEN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM'

15 Temmuz darbe girişiminin ardından getirdiğimiz olağanüstü hal uygulamasının sadece terörle mücadeleyle sınırlı olduğunu en iyi sizlerin biliyor olması gerekir. Ne kendi vatandaşlarımızdan ne de uluslararası yatırımcılardan herhangi birinin olağanüstü hal uygulamaları sebebiyle mağduriyet yaşaması söz konusu değildir. Böyle bir sorun varsa lütfen ilgili arkadaşlarımıza, hatta doğrudan şahsıma başvursun. Ben takipçisi olacağım.

"BİZİM ÇAĞRIMIZ 'KAZAN-KAZAN' ÇAĞRISIDIR"

Yeni teşvik paketlerimiz başta olmak üzere birçok reform mahiyetindeki kanunu meclisten çıkardık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimiz ekonomi alanındaki reformlarımızla en yakın çalıştığımız kurumumuzdur.Ekonomi, önceliklerimizin başında yer almaya devam edecektir. Dünya ekonomisindeki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de devam ediyoruz. Gelişmekte olan ülkeler arasından gelişmiş ülkeler statüsüne geçmek için her zamankinden daha çok çalışacağız. Türkiye'de yapılacak daha çok yatırım hayata geçirilecek daha çok hizmet var. Tüm yatırımcılara diyoruz ki "Gelin birlikte çalışalım. Sizler sermayenizi, teknolojinizi, organizasyon gücünüzü koyacaksınız biz ise pazarımızı, insan kaynağımızı, bölgesel gücümüzü ortaya koyacağız ve hep birlikte yol yürüyeceğiz.Önce 2023'e yürüyeceğiz, sonra 2030'lu yılları arkada bırakacağız. Bu işbirliğinin kaybedeni yoktur. Bizim çağrımız "Kazan, kazan" çağrısıdır. Bu duygularla cumartesi gecesi senei devriyesine ulaşacağımız.

CHP LİDERİNİN O FOTOĞRAFIYLA İLGİLİ KONUŞTU

15 Temmuz'un gecesinde hava limanından kaçıp giden bir muhalefetin başı var. Artık bütün belgeler ortaya çıkmaya başladı. O geceyi Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinden izleyen bir muhalefetin başı var. Şu anda konuşuyor. Kontrollü darbe diyor. Nasıl bir kontrollü darbe ise bu. Ha doğru! Havalimanından kaçacaksın, Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinde kontrollü darbeyi izleyeceksin. Öbür taraftan kalkıp darbe olduğu zaman "ilk tankların üzerine ben çıkarım" demiştin. Ne tanklara çıkması, aksine kaçıp gittin. Ama benim vatandaşlarım tanklardan kaçıp gitmediler, tankların önüne yattılar.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ TEPKİSİ

Lider taşın arkasına saklanırsa millet dağın arkasına saklanır diye bir güzel söz vardır bizde. Tüm hükümet, polis teşkilatı seni koruma altına alacak, sen de 25 gün yollarda yürüyecek ve ondan sonra karavanlarda akşamları gayet güzel bir şekilde geçireceksin. Bak, 'Adalet yürüyüşü yaptık'...Bunun adı 'adalet yürüyüşü' olmaz bunun adı 'Sözde adalet' olur ve sen partinin içerisinde, karşı aday olanlara tahammül edemeyecek kadar demokrasiye inanmış birisisin. (Milliyet)