ABD'ye gidemeyen Suriyeli Zeino çocuğuna kavuşmayı bekliyor

ABD Başkanı Trump'ın yasağı nedeniyle ABD'ye gitmesine izin verilmeyen Suriyeli Nael Zeino iki yıldır ayrı olduğu eşi ve çocuğunun yanına gitmenin hayalini kuruyor.

Donald Trump’ın ‘seyahat yasağı’nı imzaladığı gün; iki yıldır beklediği ABD vizesi eline geçmişti. İki gün sonra, Antep’ten İstanbul’a yaptığı yolculuk sonrasında, Atatürk Hava Limanında, onu California’ya ailesinin yanına götürecek uçağa giden 226 nolu kapıda, ‘vizesinin iptal olduğunu’ öğrendi. Biz ise onu ilk olarak, sosyal medyada, verdiği 12 saatlik mücadelenin ardından, hayal kırıklığı ve gözyaşları içinde havaalanını terk ederken gördük. ABD’den sığınma hakkı alan eşi Leen Arafat ve iki yaşındaki oğlu Aram’a kavuşacağı yolculuk, başlamadan bitmişti. Şu anda Antep’te Nael Zeino. Telefon görüşmemizde, iki yıllık vize mücadelesini, Trump’ın yasağı sonrası yaşadıklarını ve umutlu bekleyişini BirGün’e anlattı.

Başkan Trump’ın geçen hafta cuma günü; Irak, İran, Suriye, Yemen, Somali, Sudan, Libya vatadaşlarının ülkeye girişini yasakladığı kararname, ABD içinde ve dışında çok sayıda göçmeni mağdur etti. 32 yaşındaki Suriyeli Jeoloji Mühendisi Nael Zeino, da bu mağdurlardan biri. Suriye’de iç savaş başlamadan, 2010’da aldığı bir iş teklifi sonucu Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’deki bir petrol sahasında veri mühendisi olarak çalışmaya başladı. Zeino’nun eşi Leen Arafat ise bir ticaret şirketinde…

Yasak üç, vizem bir aylık

Beş yıl kadar sonra, Zeino’nun çalıştığı şirket, IŞİD tehditi nedeniyle, çalışanların ailelerinin alandan tahliye edilmesini istedi. Arafat, bu gerekçeyle ülkeyi terk edip ABD’ye gitti. Kısa süre sonra ise Zeino işini kaybetti, Türkiye’ye geldi. Üç ayın sonunda bir insani yardım merkezinde çalışmaya başladı, ancak günlük sözleşmeyle çalıştığı bu kurumun sağladığı koşullar da bir hayat kurmaya yetmiyordu. Bu esnada Zeino’nun eşi Arafat, Aram isimli bir bebek dünyaya getirdi ve ABD’ye sığınma başvurusunda bulundu. Zeino da eşinin yanına gidebilmek için aile birleşim vizesine… Zeino, oğlu Aram’ı ilk kez, 14 aylık olduğunda geçen yaz Antep’te görebildi.

Zeino, aile birleşimi vizesini 27 Ocak’ta teslim aldı. 29 Ocak’ta havaalanında, vizesinin iptal edildiğini öğrendi. 12 saat kadar havaalanında bekledi. Daha sonra Antep’e dönen Zeino, ABD’deki avukatlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla irtibat kurdu, ancak sonuç alamadı.

Ve şimdi, Zeino, tüm bu süreçleri baştan yaşayacağını düşünüyor, “İmzalanan kararnameye göre, yasak üç ay boyunca sürecek. Ancak vizem bir aylık” diyor ve ekliyor: “Bu süreç dokuz ay, bir yıl daha uzayacak, hayalkırıklığı yaratan, çok zor bir süreç, daha fazla bekleyemem. (…) Bir de ekonomik mesele var. Örneğin, bir sürü insan bana havaalanına git ve başka havaalanına uç dedi ama bir bilet daha alıp yakacak ekonomik durumum yok… Bekleyeceğim, kaç gün kaç ay, kaç yıl gerekirse…”

Trump’tan kararını gözden geçirmesini isteyen Zeino, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ben birine baktığımda önce insan görürüm. Tek bir Suriyeli kötüyse hepsinin kötü olmadığını bilirim. Amerikalılar için de böyle düşünürüm. Mesela benim görüntülerimi izledikten sonra bana destek olan Amerikalılar oldu, Birleşmiş Milletler’den yaşadıklarım nedeniyle özür mektubu aldım… Fakat daha havaalanındayken Suriye pasaportunu gördükleri anda görevlilerin davranışları değişti.”

Zeino, eşi Arafat’ın Türkiye’den kolay kolay vize ya da oturma izni alamayacağı kanısında. “Başvuruyu mülteci olarak yapsak durum değişir ama ben bizden daha zor durumda olanların hakkını yemek istemiyorum” diyor… Arafat’ın ABD’ye gidişi sırasında sığınma başvurusu planlamadıklarını ifade eden Zeino, “vizemi alıp gidebilsem, neresi olduğu önemli değil” şeklinde konuşuyor, ve zaten bir süredir “Günlerimizi planlamıyoruz. Sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sabah yanıyoruz, bu gün bunlar oldu, tamam deyip yola devam ediyoruz” diyor… Vazgeçmiyor Zeino ve hikâyesine umutla nokta koyuyor: “Belki de yarın sabah ABD’ye geldiğimi duyarsın…”

İsmaili olduğunu söyleyen Zeino, Trump’ın “Müslümanlar’ın yaşadığı bölgelerden gelen azınlıklara ayrıcalık tanıyacağına” ilişkin ifadesini hatırlatarak, “Belki de havalanları emri doğru alamadılar” diyor. Henüz, hayal kırıklığını üzerinden atamamış, “Şu an daha önce çalıştığım yerde çalışmaya devam ediyorum. Ama bir B planı aramaya başladım, henüz ne olduğunu bilemiyorum. ABD’deki örgütlerle, Türkiye’deki ve Lübnan’daki havaalanlarıyla konuşup, uçuşumu kabul edecek bir hava yolu şirketi var mı diye soruyorum. Ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yok…”

Donald Trump’ın seyahat yasağı, mülteci ve göçmenlere yapılacak olağanüstü onaylama sürecini de kapsıyor. Oysa halihazırda ABD’ye göç etmek isteyenler olağanüstü bir süreçten geçiriliyor. Zeino’ya göre “iyi insan olduğunu ispat etmeye çalıştığın bu süreci, maddi ve manevi açıdan, herkes kaldıramaz. ABD’nin güvenliğini sarsmayacak, iyi insanlar olduğumuzu kanıtlamaya çalıştık. Daha önce bulunduğum Erbil ve Suriye’den ‘temiz kâğıdı’ istediler. 1000 dolar harcayarak Erbil’e gidip kendim aldım. Çok yoksul kişiler var, herkes bunu yapamazdı. Savaşa rağmen Suriye’den, Selimiye bölgesinden tanıdıklar aracılığıyla belgenin bana ulaşmasını sağladım… Üç ay sürdü, bana ulaştığında geçerlilik tarihi dolmuştu… Ancak iki senenin sonunda vizeyi alabildim.”

Sil baştan

Ve şimdi, Zeino, tüm bu süreçleri baştan yaşayacağını düşünüyor, “İmzalanan kararnameye göre, yasak üç ay boyunca sürecek. Ancak vizem bir aylık” diyor ve ekliyor: “Bu süreç dokuz ay, bir yıl daha uzayacak, hayalkırıklığı yaratan, çok zor bir süreç, daha fazla bekleyemem. (…) Bir de ekonomik mesele var. Örneğin, bir sürü insan bana havaalanına git ve başka havaalanına uç dedi ama bir bilet daha alıp yakacak ekonomik durumum yok… Bekleyeceğim, kaç gün kaç ay, kaç yıl gerekirse…”

Trump’tan kararını gözden geçirmesini isteyen Zeino, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ben birine baktığımda önce insan görürüm. Tek bir Suriyeli kötüyse hepsinin kötü olmadığını bilirim. Amerikalılar için de böyle düşünürüm. Mesela benim görüntülerimi izledikten sonra bana destek olan Amerikalılar oldu, Birleşmiş Milletler’den yaşadıklarım nedeniyle özür mektubu aldım… Fakat daha havaalanındayken Suriye pasaportunu gördükleri anda görevlilerin davranışları değişti.”

Zeino, eşi Arafat’ın Türkiye’den kolay kolay vize ya da oturma izni alamayacağı kanısında. “Başvuruyu mülteci olarak yapsak durum değişir ama ben bizden daha zor durumda olanların hakkını yemek istemiyorum” diyor… Arafat’ın ABD’ye gidişi sırasında sığınma başvurusu planlamadıklarını ifade eden Zeino, “vizemi alıp gidebilsem, neresi olduğu önemli değil” şeklinde konuşuyor, ve zaten bir süredir “Günlerimizi planlamıyoruz. Sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sabah yanıyoruz, bu gün bunlar oldu, tamam deyip yola devam ediyoruz” diyor… Vazgeçmiyor Zeino ve hikâyesine umutla nokta koyuyor: “Belki de yarın sabah ABD’ye geldiğimi duyarsın…”